Onlar kardeştiler: Nazım Hikmet RAN ve Necip Fazıl KISAKÜREK


     
     Aslında ikisi kardeştiler. Biri olmadan diğeri olamazdı. Birbirlerine olan katkıları kendileri farkında olmasa bile azımsanmayacak kadar çoktur. Yan yana olan iki kardeş bile kavga ederken, birbirlerinden uzaklaşınca gözleri kardeşini arar. İki şairimiz de farklı yollarda yürüdüler ama yolları nedense hep kesişti. İkisi de bugün ki adı Deniz Harp okulunda eğitim gördü ve Nazım Hikmet, Necip Fazıldan iki sınıf üstteydi. Bu dönemde Deniz Harp okulunda  Yahya Kemal, Hamdullah Suphi Tanrıöver gibi tanınmış isimler görev yapmakta idi. Okul yıllarında şiire başlayan iki şairimiz burada karşı karşıya gelmişlerdir. Nazım Hikmet’in, elle yazdığı tek nüshalık bir dergi çıkardığını öğrenen Necip Fazıl hemen Nihal adlı bir dergi çıkardı. Bundan sonra hayatlarının belirli dönemlerinde çok sık karşı karşıya geldiler. Birkaç örnek verecek olursak:    
     
     Peyami Safa, bir akşam, Nazım Hikmet’ten ve Necip Fazıl’dan şiir okumalarını istedi. Nazım şiir dinletisinde, dakikalarca alkışlandı. Necip Fazıl’ın okuduğu “Kaldırımlar” şiiri pek ilgi görmedi ve az alkış aldı. O gece Necip Fazıl, Nazım Hikmete düşman kesilir.

     Nazım Hikmet, Necip Fazıl için şunu yazdı: “Sen eskinin yenisisin ve en iyisisin. Ama eskisin." Necip Fazıl ise Nazım’a, “Yeni olmayı, yeninin en gerisi olmayı, eskinin en iyisi olmaya tercih ederdi.” diye yanıt verdi.

     Edebiyat toplantısı sırasında Nazım sahnede şiir okur ve akabinde oturan topluluk içinde bulunan Üstad'ı sahneye davet eder ve Üstad'a şöyle bir teklifte bulunur:                                     
 -Birtane ben kendi şiirimden okuyayım, bir tane de sen kendi şiirinden oku.Necip Fazıl kendi şiirini okumayı pek doğru bulmadığını söyler ve Nazım'ı kendi silahı ile vurmanın tadını hissedercesine teklife teklif ile karşılık verir:                                                                                         
 -Ben senin şiirinden bir tane okuyayım sen de benimkilerden bi tane oku. Nazım bu teklifi kabul eder ve başlar Üstad'ın 'Ölünün Odası' şiirini kendine has üslubu ile okumaya. Şiir biter salonda bir alkış patlar. Sıra Üstad'a gelmiştir. Üstad nazımın sonu 'in-çık, çık-in" şeklinde biten şiirini düz bir şekilde okur ve bitirir. Salonda derin sessizlik... Necip Fazıl nükteyi patlatır, noktayı koyar;               -Bak nazım! Benim gibi adam senin şiirini okuyor da yine de bişey olmuyor.

Ben Yusuf Arslan. Kısaca Acı bir kahve tadında blogunun yazarı, yüksek mühendis, posta pulu koleksiyoncusu, pikapların çoğu tozlu raflara kaldırılsa da plaksever ve yeni yerleri gezip görmeyi seven biriyim. Daha Fazlası

PAYLAŞ

BENZER YAYINLAR

SONRAKİ YAZI
« ÖNCEKİ YAZI
ÖNCEKİ YAZI
SONRAKİ YAZI »

10 yorum

yorum
12 Aralık 2015 19:15 delete

Ben ne olursa olsun ikisinide çok severim.Nazım'ın da Üstad'ında kalemi ayrı ayrı güzel.İkisinin şiirlerinde de tat alıyorum.Zaman zaman karşı karşıya geldiklerini bende işitmiştim.Emeğine sağlık :)

Yanıtla
avatar
12 Aralık 2015 22:17 delete

Teşekkür ederim, 8 ay öncesine kadar sadece Necip Fazılı tanıyordum. Nazım Hikmet'in Moskova'daki mezarını ziyaret etme fırsatı bulduktan sonra araştırdım ve tanıdım. Şiirlerinin güzelliklerini zaten çoğumuz bilir.Yanlışları olmuş ama dönemin getirdiği farklı zorluklar hep omuzlarında olmuş.

Yanıtla
avatar
13 Aralık 2015 17:14 delete

Novodevici'de ben de ziyaret ettim Nazım'ı. Ne şanslıyız bence :) Her iki şairi de severim zira nokta atışı çok güzel tespitleri var her ikisinin de..

Yanıtla
avatar
14 Aralık 2015 14:45 delete

Şairler duygular düşünceler...sanat ölmez...ne güzel bir yazı yazmışsınız

Yanıtla
avatar
14 Aralık 2015 23:29 delete

Bence de çok şanslıyız :) iki şairimiz de ayrı güzeller kendi dünyalarında..

Yanıtla
avatar
14 Aralık 2015 23:29 delete

Teşekkürler, beğendiğinize çok sevindim :)

Yanıtla
avatar
17 Aralık 2015 01:50 delete

Kaleminize yüreğinize sağlık, iki büyük üstadın buluştukları bir nokta da sizin sayfanı oldu:) teşekkürler,

Yanıtla
avatar
19 Aralık 2015 23:39 delete

Sizden farklı olarak önce Nazım Hikmet Ran'ı sonra Necip Fazıl Kısakürek'i tanıdım. Nazım Hikmet'in yeri bende ayrıdır.

Yanıtla
avatar
23 Aralık 2015 22:12 delete

bilmiyodum bunları çok sevdim :)

Yanıtla
avatar

Yazıma yorum yapabilmeniz için daha önceden hesabınızı seçmeniz gerekmektedir. Herhangi bir hesabınız yoksa anonim olarak da yorum yapabilirsiniz.