Doğum Günü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Doğum Günü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30'a 1 Kala

 

Son zamanları burayı biraz ihmal ettim biliyorum. Sanırım bir şeylerin olmasını bekler gibiydim. Artık 29 yaşındayım. 30'a 1 kala da denilebilir. Kendimi bu yaşa geldiğimde bambaşka düşünürdüm ve ne kadar uzun bir zaman var gibi gelirdi. Şu an halimden memnun musun derseniz memnun olmadığım anlamına gelmez ama ben yine de hayallerimin peşinden koşmaya çalışıyorum. Kimse bilmese, görmese de çalışıyorum. 

Bazen diyorum keşke kendimi bu kadar dinleyen biri ve karşındakini hep kendi yerine koyan biri olmasam. Keşke karşındaki insan için komplike ve ince düşünen biri olmasam. İnsanın yaradılışı gereği her insanın yapısı farklıdır ve bazı şeyler elinde değildir. Deniyorum.. Çünkü zamanla insanlar seni yıpratıyor. Sanırım 10 yaşımda da 20 yaşımda da kendimi çoğu zaman 40 yaşında hissettim. Şimdi de sorsanız aynı şeyi söylerim. Ortaokul fen bilgisi öğretmenim ve lise almanca öğretmenim bile aileme yaşıma göre biraz fazla mülayim ve ağır başlı biri olduğumu söylemişlerdi. Bunu şimdi daha iyi anlıyorum

Yanlış insanlar ile yanlış yerde olmak ve gereksiz şeylere özür dilemek için hayat kısa. Hayat kısa, çılgınlar gibi yaşamak da çözüm. Sırt çantamı alır, oh mis gibi dünyayı gezerim de diyebilirsin. Tüm sorumluluklarını reddedip bir yerlere kaçabilirsin. Yalnız kendi iç muhasebenden kaçamazsın. 

Sen insanları sev. Kardeşini, dostununu, akrabalarını ve tüm insanları sev. Onlar senden uzak duruyorsa ve sadece çıkar için yanında ise takma! Sen yine de onları karşılıksız sev. Yeter ki severken incitme, kırma ve kendin ol. Her yaşını doldurduğunda insanlar ile kötü olma. Eğer aksini düşünürsen merak etme! Hayat her zaman devam edecek bazen hep birlikte bazen de yanındaki eksiklerle. İyi düşün, taşın.. Belki de bu son fırsatın olabilir.

Sonuçta yaşadığın her şey senin seçimin, sonunda hakettim bunu diyebilmek ne büyük huzur. Unutma kendi değerini de bil.

Tabii hayatımda her şey bu kadar karışık değil. Bunlar sadece benim kendi iç dünyamda bocaladığım bazı şeyler.

Biraz basit şeyler söyleyim. Klasik şeyleri yapmayı severim. Etrafımdakiler elit şeyleri sevdiğimi söyleseler de ben kendimi sade biri olduğumu düşünüyorum. Benim bir bozuk para ve bir de posta pulu koleksiyonum var. Bir de daha önceden bir dönem yapıp daha sonra ekipmanlarım olmadığı için yapamadığım ebru sanatı var. Yeni aldığım ebru teknem, boyalarım ve fırçalarımla umarım kendimi daha da geliştiririm. Bir işi yapmaya karar verirsem kesinlikle o işi yaparım. Galiba kendimin neyi sevip sevmediğimi o kadar iyi biliyorum ki bir şeyi yaparken sıkılıp yarım bıraktığım çok nadirdir.

İlk blog yazımı 2012 yılında paylaşmışım ve şimdi bu yazıyı 2019'da paylaşıyorum. O zamandan bu zamana çok şey değişti. Tek değişmeyen güzel şey bloğumda yazı yayınlarken beni her zaman mutlu hissetirmesi.

Y.A.