Yeni yıla az kaldı. Elime yılbaşı kartlarını almaya başladım. Kartpostalları göndereceğim kişiye göre seçerken kendimi biraz yaşlı gibi hissetttim. Şimdi kartpostal bulmak bile çaba isteyen bir şey oldu. 90'lı yılın başında dünyaya gelmiş biri olarak yılbaşı kartlarına yabancı olmadığımı düşünüyorum. Genç biri olmama rağmen arada kendimi farklı bir jenerasyondan olduğumu hissediyorum. Biz küçük iken ah bu gençleri anlamak zor derlerdi. Şimdi ise ben yeni nesile aynısını söylemeye mi başladım?
Hatırlarım benim zamanımda okulda yerli malı haftası, kartpostal yazma gibi etkinlikler olurdu. Bu etkinlikleri büyük bir hevesle yapardık. Küçük şeylerin bizleri çok mutlu etmeye yettiğini farkettim. Kartpostal deyince yeni nesil adresin nereye yazılacağını hatta nereden gönderileceğini bile bilmiyor. Birisi onlara söylemezse nereden bilebilirler ki?
Şimdi günümüzün bilgisayar çağı olduğundan bahsediyoruz. Sosyalleşme adına sosyal medya çağı diyoruz. Amaaan mektuplara ve kartpostallara ne gerek var denilebiliyor. Çünkü bir Whatsapp, Facebook Messenger'dan kısa mesaj, çağrı atar yeter olayları var. Mail atmak bile işlerimiz haricinde artık demode kalmaya başladı. İlk mail adresimi aldığımda ortaokuldaydım. İnternete bağlanırken garip garip sesler vardı. O zamanlar sosyal medya diye bir şey yoktu. Google bile hayatımızda yoktu. Yine de ilk mail adresimi aldığımda o kadar mutlu olmuştum ki sanki buradan herkese mektup, kartpostal gibi iletiler göndereceğimi düşünmüştüm. Çoğu kimsenin o zamanlar daha mail adresi olmadığından o ilk mail adresime birkaç mailden başkası gelmedi. Ben yine mektup, kartpostal yazmaya devam ettim. Eğer karşımdakini önemsiyorsam emek, çaba ve özen göstermek daha anlamlı olacaktır. Geçiş döneminin bir bireyi olarak teknolojinin hayatımızdaki yerini ve öncesini az çok daha iyi kavrayabiliyorum.
Sevginizin, saygınızın ve dostluklarınızın pekişmesi için birbirinize bir yılbaşı kartı gönderin.












