Büyük İnsanlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Büyük İnsanlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Kunduracı Amcam

     Soğuk kış gününde eski ahşap dükkana girince yüzüme sobanın sıcacık havası çarptı. Gözümü ustaya çevirdim ve ayakkabı tabanına ökçe çakan boyalı yaşlı ellerini gördüm. Yılların ağırlığını bu ellere yüklemiş amcamız. Gücü kuvveti yettiği kadarınca üç çocuk büyütmüş. Aklında kötü düşünce nedir diye bilmez, herkese yardımcı olmuş. Kendisi gurbet hasreti içinde buralara gelmiş ve yıllar önce dükkanını açmış. Şimdi ise dükkanda işi olmayan bile ustanın hatrını sormak için gelirler ve bir çayını içerler. Ezan sesini duyunca ise işini bırakır ve dükkanın kapısını sadece kapatarak camiye koşar. Asker gördü mü hemen ortaya güzel bir sofra çeker, ceplerine harçlık koymadan göndermez. 
     Ustama sordum: Bu mesleği tüm incelikleriyle nasıl öğrendin?  
     İnce ve titrek bir ses ile sabahlara kadar çalıştım. Hatta bir dükkandan başka kalacak yerim yoktu, ben de dükkanda yattım. Kışları soğuk geçen bir yerdir burası, şu küçücük sobam bana yetti. Ama şimdiler bilmez bunları nasıl zorluklar yaşadığımı. Çok şükür elimiz ayağımız tutuyor.

Bugün üç güzel kitap aldım (Yüzbaşının kızı,Dönüşüm ve Büyük insanlık)

     Son Moskova gezimden sonra Aleksandr Puşkin’i daha iyi tanıdım ve kitaplarını okumaya karar verdim. Puşkin modern Rus edebiyatının kurucusu ve en büyük şairlerinden biri olarak görülmekte. Genç yaşta vefat etmesine rağmen pek çok eser vermiştir. Puşkin ölümü ise çok sevdiği eşi Natalia’ya bir Fransız gencin imzasız mektup aracılığı ile kur yaptığını öğrenir. Puşkin genci düelloya davet eder ve bu genç en iyi nişancılardan biri olduğu herkesçe bilinmektedir. Puşkin düelloda vurulur ama vurulduğu için değil yarası enfeksiyon kaptığından ölür. Kısacası eşi için ölüme meydan okuma hikayesidir.