Teknolojide Kısa Bir Yolculuk



     Bugün teknoloji çok hızlı gelişmekte ve buna binaen elimizdeki teknolojik cihazlar da değişmekte. Geçen gün bir disket gördüm ve o günleri hatırladım. "Bunun ne olduğunu biliyor musun?" diye kuzenime sordum ve ilk defa gördüğünü söylüyor. Daha çok değil yaklaşık on yıl önce kullandığımı hatırlıyorum. Ama sonrasında elimizdeki disketleri flash disk ve harddisklere değiştik. Disketlerin depolama alanları yanlış hatırlamıyorsam 1.44 mb idi. Yani şimdi resimli bir word dosyasını atsan içine sığmayacaktır. Ortaokulda iken okula devamlı disketlerle dönem ödevleri ve powerpoint sunuları götürdüğümü hatırlarım. Bilgisayara takınca kulağı rahatsız eden kesik kesik gelen sesi vardı.

     Disketten bahsetmişken ilk teknolojik cihazımlarımdan bahsetmek istiyorum. Hem de biraz geçmişe giderek teknolojinin nasıl kısa süre içerisinde geliştiğini hatırlamış oluruz.
İlk bilgisayarımı sene 2000 yılında almıştık. Aslında o yıllarda bilgisayarın ne olduğundan bile tam bilgim yoktu. Sadece okulda aldığım bilgisayar dersi vardı ve orada ise hocanın önünde duran bir cihazdı sadece. Bilgisayarda Windows 98 işletim sistemi vardı. Özellikleri kısaca 32 mb ram, 16 mb ekran kartı, 4 gb harddisk hafızası ve 400 Mhz işlemcisi vardı. Şimdi bu özellikler çok komik gelebilir. Çünkü şu an elimizdeki küçük telefonların özellikleri bu masaüstü bilgisayarından onlarca kat daha iyi. İnternet daha ülke genelinde yaygın değildi. Bu yüzden bilgisayarı; yazı yazmak, powerpoint sunuları hazırlamak ve bir de film izlemek için kullandım. 
    
      İlk bilgisayarımdan bahsettiğime göre şimdi ise biraz da ilk telefonumdan bahsedeyim.İlk telefonumu yanlış hatırlamıyorsam 2005 yılında elime almıştım. O zamanlar hep büyüklerin elinde olan bir şey olarak aklımıza kazınmıştı. Yavaş yavaş gençlerin elinde gözükmeye başlayınca Nokia 3120 ilk telefonum alınmış oldu. Telefon bildiğiniz üzere tuşlu ve daha yeni yeni ekranlar renkleniyordu. Ekran renkleniyor dediğim sadece arka ışığı renkli hale geliyordu. Daha piyasada kameralı telefonları bulmak zordu. Telefona çağrı ve mesaj gelince heyecanlanır çünkü gereksiz reklam bildirimleri yoktu. Günümüzdeki telefonlarda olmayıp ilk çıkan telefonlardaki özlediğim özellik şarj konusudur. Bir kez şarj ettiğinde 1 hafta rahatlıkla kullanılıyordu.

    Şimdi ise yakın tarihten bahsedeceğim. İlk ipod'umdan bahsedeceğim. Apple markası daha yeni gün yüzüne çıkmaktaydı ve o yıl ilk iphone çıkmıştı. Dokunmatik ekranlı ve günümüzdeki akıllı telefonlara yakın telefonlara Apple ile ilk defa merhaba dendiği yıllardan bahsediyorum. O zaman Türkiye'de markanın adı bile tam bilinmiyordu. Yıl 2008 ve ipod nano 4.nesil satışa çıktı Amerika'da. O dönem Amerika'ya giden birine aldırmıştım ve hala sorunsuz şekilde kullanmaktayım. Dokunmatik tuş takımı, renkli ekranı ve özellikle zor bulunan 8 gb hafızası o dönemde uç noktaydı. Türkiye'deki fiyata göre neredeyse 3 te 1 fıyatına almıştım. 
      Şimdi düşümdüğümde elimdeki  iphone 5s ile yukarıda bahsettiğim tüm teknolojik aygıtların yapmaya çalıştığını rahatlıkla ve daha hızlı şekilde elimin altında yapabiliyorum. Hatta bu paylaşımı telefonumdan yayınlıyorum şimdi :)
    

   **Umarım yazımı beğenmişsinizdir ve yorumlarınız benim için değerlidir.

 

Ben Yusuf Arslan. Kısaca Acı bir kahve tadında blogunun yazarı, yüksek mühendis, posta pulu koleksiyoncusu, pikapların çoğu tozlu raflara kaldırılsa da plaksever ve yeni yerleri gezip görmeyi seven biriyim. Daha Fazlası

PAYLAŞ

BENZER YAYINLAR

SONRAKİ YAZI
« ÖNCEKİ YAZI
ÖNCEKİ YAZI
SONRAKİ YAZI »

28 yorum

yorum
13 Ocak 2016 16:54 delete

Güzel bir yazı olmuş fakat ben mobil cihazdan Şablon>HTML'yi düzenle ye tıkladığım zaman kodları açamıyorum.

Yanıtla
avatar
13 Ocak 2016 19:52 delete

hahhahhaa süper bir yazı eskilere yolculuk nedense hep keyifli oluyor :))

Yanıtla
avatar
14 Ocak 2016 11:07 delete

Harddisk'e geçiş hızlı olmuş bence :) CD'leri unutmayalım lütfen ;)
Ah o disketler! Elimdeler ve nasıl açacağıma dair bir fikrim yok! Sahi ne yaptınız onları?
1,44 mb! Ama büyük olanları :D
Bilgisayarla çok küçükken tanıştım, DOS sistemini görmüşlüğüm Windows'a geçişi yaşamışlığım var.. Teknoloji hep çeker beni.
Nostalji yaptım :)
Tşkler!

Yanıtla
avatar
14 Ocak 2016 18:34 delete

Ben çocuktum, annem bize bilgisayar almıştı, disketleri filan var böyle havalı havalı takıp çıkarıyoruz ay ne mutluyuz filan :D Hey gidi ya disket mi kaldı şimdi?... Buarada o görseldeki telefonun piyasaya ilk çıkışını da anımsıyorum. Allahım yaşlanmışım ya ben :)

Yanıtla
avatar
16 Ocak 2016 20:51 delete

Anlattiklarinla bende gittim taa eskilere :) Disketler bana muazzam bir buluş gibi gelirdi yaa.Masaustu bilgisayarimizda mayin tarlasi oynamak,ilk tuslu telefonlar,ilk mp3 calarlar heyhât yaslanmisiz yaa :))

Yanıtla
avatar
16 Ocak 2016 21:21 delete

nostalji güzeldir, beğendiğinize sevindim :)

Yanıtla
avatar
16 Ocak 2016 21:24 delete

çocukken küçük şeylerle mutlu olmayı bilirdik,hep daha iyisi olsun demezdik.. Teknoloji insanı değiştiriyor zamanın nasıl geçtiğini anlamadan..

Yanıtla
avatar
16 Ocak 2016 21:27 delete

maziler bize genelde mutlu anlarımızı hatırlattığından güzeldir :)

Yanıtla
avatar
17 Ocak 2016 03:09 delete

Dağınık Anne, DOS123 kullandınız mı?

Yanıtla
avatar
17 Ocak 2016 03:15 delete

Disketler dediğiniz gibi 1 mb bir şeydi. 1 tane numune saklıyorum... Teknoloji çok hızlı ve sanırım takibi bıraktığımız anda çağdışı kalacağız.

Yanıtla
avatar
17 Ocak 2016 22:21 delete

disketin kenarındaki boşluğa kağıt sıkıştırırdık yazabilmek için yazıyı okuyunca onlar geldi aklıma:)))

Yanıtla
avatar
19 Ocak 2016 10:32 delete

Ben de üniversitede disketlere atardım ödevimi. Hala durur evde. İlk telefonum lise 3 deyken nokia 5110 du.Babam ilk antensiz telefon 3210'u aldığında ne büyük teknoloji demiştik. Aslına bakarsak o zamanın en iyi telefon markası Nokia idi, şimdi ne kadar geride kaldı İphone ve Samsung'un. Yaşlanıyoruz galiba Azizim:) Ya da teknoloji çabuk gelişiyor.
Bu arada yeni keşfettim bloğunuzu ne de güzel oldu. İlginizi çekerse benim bloğuma da beklerim.
Sevgiler.

Yanıtla
avatar
19 Ocak 2016 23:53 delete

evet, zaman hızlı geçiyor :)

Yanıtla
avatar
20 Ocak 2016 00:02 delete

Bende de numune olarak var bir tane. Aslına saklamadım,eski eşyaları düzenlerken kolilerin arasından çıktı yakın zamanda :)

Yanıtla
avatar
20 Ocak 2016 00:04 delete

Hem teknoloji hızlı gelişiyor hem de yaşlanıyoruz. Hoşgeldiniz bloguma yine beklerim :)

Yanıtla
avatar
20 Ocak 2016 00:07 delete

Evet söyleyince kağıt sıkıştırığımızı hatırladım. Bir de disketin alt kısımda yazma işlemini yapmak için kilit açma kapama yeri vardı sanırım.

Yanıtla
avatar
20 Ocak 2016 13:38 delete

Zülalcim aslında biraz miniktim ben DOS sisteminde :) En büyük eğlence DIR yazıp çıkanlara bakmaktı :D Profesyonel değildim yani :) Daha çok oyun ve yazı yazma üzerineydi tecrübem.
Windows çıktığında da yine küçüktüm sanırım ama onu net hatırlıyorum :)

Yanıtla
avatar
20 Ocak 2016 13:38 delete

Bende de var da nereden bakacağız onlara Zülal :) Merak da ediyorum ne varmış içinde :D

Yanıtla
avatar
30 Ocak 2016 12:52 delete

28 yaşındayım ve durup düşününce teknolojinin ne kadar hızlı ilerlediğine şaşırıyorum. Ben bilgisayarı ilk kez üniversitede kullanmıştım. İlk bilgisayarımı 22 yaşında öğretmen olduğumda aldım. İlk telefonum da lisede kullandığım Nokia 3310'du. Şimdiki gençler her teknolojik aletin en iyisine sahip olabiliyorlar ama ben yine de kendi dönemimde yaşadığım için memnunum. Onlar çağrı bırakmanın ve MSN'de konuşmanın zevkini bilmiyorlar :-)

Yanıtla
avatar
23 Şubat 2016 22:17 delete

Diskmenim vardı lise de çok havalıydım sayesinde:))) msn de konuşurduk. F kız m erkek demekmiş filan takılırdık öyle:)) nerden nereye ya...

Yanıtla
avatar
24 Şubat 2016 00:01 delete

Hey gidi günler işte. Artık zaman cok hızlı degısıyor. Önceki nesil ile şimdiki nesil arasındaki degişim artık 10 senede hatta 5 senede bire iniyor nerdeyse.... Bir gun bu hızım içinde kaybolacağız ya ;)

Yanıtla
avatar
24 Şubat 2016 13:30 delete

Disketleri hatirlamazmiyiz? Ne çabuk degisti her sey.

Yanıtla
avatar
26 Şubat 2016 18:40 delete

Geçmişe dönmek ve maziyi hatırlamak her ne kadar yaşlandığımı hatırlatsa da yine de gülümseyerek okudum yazını. Bu tür yazıları daha fazla yazmalısın :)

Yanıtla
avatar
26 Mart 2016 22:48 delete

Son 15 yılda ne çok şey değişmiş. Aslında bu kadar kısa bir süre fazlaca eskitmişiz bir çok şeyi. Ama çok da çabuk adapte oluyoruz. Bakalım daha neler göreceğiz:)) yazı için teşekkürler

Yanıtla
avatar
30 Ekim 2016 07:31 delete

Benim hatırladığım bir örnek ise 2008'lerde 1GB'lık bir flash belleğe 35,00TL gibi bir para ödememdi. Şimdilerde bu paraya 32gb bile bulunuyor.

Yanıtla
avatar
31 Ekim 2016 00:35 delete

O zamanlar flash bellekler 1-2 gblık hafızası vardı.Neredeydi şimdiki o 32-64 gblık flashdiskler :)

Yanıtla
avatar
1 Kasım 2016 18:07 delete

Ne çabuk değişiyor her şey. Biz hiç farkında olmadan. Yazınızı görüp üzerinde düşünmesem hala farkında değilim :) Selamlar...

Yanıtla
avatar

Yazıma yorum yapabilmeniz için daha önceden hesabınızı seçmeniz gerekmektedir. Herhangi bir hesabınız yoksa anonim olarak da yorum yapabilirsiniz.